Prof. Uğur Derman Söyleşi

Prof. Uğur Derman Söyleşi

Prof. Uğur Derman, gelenekli sanatlar alanında ve özellikle Osmanlı kitap sanatları konusunda yarım yüzyıldır Türkiye’nin en büyük uzmanlarından biridir.

 

Amsterdam / Okan Akın – Bu ayın söyleşisini Türk gelenekli sanatları konusunda bilgi, tecrübe ve birikimlerini ders verdiği üniversitelerde, çağrıldığı konferans ve seminerlerde herkesle paylaşmayı bir vazife sayan Prof. Uğur Derman hocamıza ayırdık. Kısa sohbetimizin konusunu “Gelenekli Türk sanatları içinde ebrunun dünü, bugünü ve geleceği” olarak belirledik.

Sevgili Hocam, ebrunun bugün ulaştığı noktayı nasıl buluyorsunuz?

Ebru, düşünüldüğünün aksine uzun yıllar evveline dayanan bir sanat koludur. En eski mükemmel örneklerine 16. yüzyılda rastlandığına göre, bunun çok öncesinde bir geçmişi olmalıdır. Diğer taraftan 1903 yılında Üsküdar Özbekler Dergahı Şeyhi Hezarfen İbrahim Edhem Efendi ( 1826-1904) bu tekniği talebesi Necmeddin Okyay’a (1883-1976) öğretmemiş olsaydı, ebruyu günümüzde bu canlılığıyla yaşıyor olamayacaktık.

Hocam, ebrunun bugünkü durumuna gelecek olursak neler söylemek istersiniz?

Bundan 20-30 sene evveline göre gelinen nokta tabii ki sevindiricidir. Ebru, Türkiye’de eski itibarını yeniden kazanmış, hakettiği değeri bulma yolunda çok büyük yol katetmiştir. Geleneği benimseyen ebru sanatkârlarımız, bu sanatı günümüze aktaran eski üstadların yolunda, klasiği soysuzlaştırmadan, gerçek ebruyu yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyorlar. Bu, sevindirici bir gelişme. Öte yandan, malzemesi ve tarzıyla gelenekli ebru anlayışına uymayan, yenilik ve modern sanat anlayışı çabalarıyla ebrunun özüne ters işler yapmak yönünde çalışanlar da mevcut. Böyle yaklaşımları yüzyılların emeği ile oluşturulmuş gelenekli ebru anlayışına zararlı girişimler olarak görüyorum.

Size bir şeyden özellikle bahsetmek isterim; bazı ebru sanatçıları “ebrucu” yerine “ebruzen” sıfatını kullanıyorlar. Bu tamamiyle yanlıştır. Ne Türkçe’ye uyar, ne de Farsça’ya… Bu yaklaşım ebruya dair neşriyatta karışıklığa sebep olmaktadır. Bundan, şuurlu ebrucular kaçınmaktadır. Ebru bir Türk sanatıdır ve Türkçe’ye uygun kelimelerle açıklanması daha doğru olur. Esasen, asıl ismi “bulut gibi” mânasıyla “ebrî” dir.

Hocam, son zamanlarda özellikle Batı’da ebruyla uğraşan Batılı sanatçılar giderek artmaktadır. Bu sanatçıların ekseriya gelenekli ebru anlayışının dışında çalıştıklarını gözlemliyoruz. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Kabul etmek gerekir ki, onların sanat anlayışları, estetik görüşleri bizimkilerden farklıdır. Temel olarak ebru tekniğini geleneğimize uyarak öğrenmiş olsalar bile, kendi anlayışlarına göre eser vermeleri tabiidir. Buna denilecek bir şey yok.

Hocam bu kısa söyleşi için size çok teşekkür ederim. Aslında zamanımız yeterli olsaydı, daha derin konulara girmek istiyordum. İnşallah başka bir zaman böyle bir imkân yakalarız.

Ben de teşekkür ederim, bu fırsatı verdiğiniz için. Bir dahaki sefere daha geniş olarak sohbet ederiz.

 

Prof.Uğur Derman

Prof.Uğur Derman

 

Ebrucu ve hattat Necmeddin Okyay (1883-1976) ve Ugur Derman bir çalışma esnasında

Ebrucu ve hattat Necmeddin Okyay (1883-1976) ve Ugur Derman bir çalışma esnasında

 

Prof. Uğur Derman’a ait bir hat çalışması, Ebru çerçeve Mustafa Düzgünman

Prof. Uğur Derman’a ait bir hat çalışması, Ebru çerçeve Mustafa Düzgünman

 

 

 

Website Design by Limonss Biliþim TeknolojileriLIMONSS Mobil Uygulamalar, Hosting ,Domain , isim Tescili, Domain Registration, Web Design, Graphic Design,